ZONGULDAK-EREGLi-ALAPLI OYUN HAVALARI SiTESi
  Eregli Tanitimi
 

 Karadeniz Ereğli Tanıtım videosu 12.2009(gecelerinyargıcı_67)
Karadeniz Ereğli Tanıtım videosu 12.2009(By Gecelerinyargıcı_67sunar)


Karış karış ereğli sahilden plaja kadar uzanan çekim.
Bu video By Gecelerinyargıcı_67 tarafından çekilmiştir(12.Aralık.2009)

Teşekkürler izlediğiniz için.


 

Karadeniz/Eregli videosu-2008

 


TARİHTE KARADENİZ EREĞLİ



Anadolu’nun Kuzey Batısı’nda Karadeniz kıyı yerleşmesi olan Karadeniz Ereğli, Anadolu’nun diğer bölgeleri gibi tarihçi ve arkeologların yoğun ilgisini çekmemiştir. Karadeniz Ereğli’nin tarihi ile ilgili yayınlarda, Antikçağ tarihçi ve coğrafyacılarının efsanelerle karışmış anlatımlarının etkisi görülür. Günümüzde araştırmacı ve tarihçilerimiz Karadeniz Ereğli ile ilgili bilgiler verirlerken bu nedenlerden dolayı bilimsel izahlardan uzaklaşmışlardır. Antikçağ kaynaklarının efsanelerle ve Helen yayılma ideolojileriyle karışmış tarihsel değerlendirmeleri, Karadeniz Ereğli araştırmacılarını yanılgıya düşüren en büyük tuzak olmuştur. Bugüne kadar Karadeniz  Ereğli tarihi hakkında kronolojik sıralama yapılmadığıiçin tarihçiler Karadeniz Ereğli hakkında değişik tarihi anlatımlarda bulunmuşlardır. Karadeniz Ereğli’nin kuruluş tarihi tarihçiler tarafından antik kaynakların etkisiyle M.Ö. 550 yılı olarak söylenmişse de, 1930’lu  yıllarda Hitit  yazıtlarının okunması  sonucunda bu tarihlemenin  gerçeği   yansıtmadığı  ortaya  çıkmıştır.

 1990’lı yıllardan sonra Karadeniz Ereğli’de tesadüfen bulunmuş bazı tarihi eser parçaları Karadeniz Ereğli tarihinin  M.Ö. 550 yıllarından daha geç dönemlerde başladığını desteklemiştir. Ayrıca tarihçilerin sadece Karadeniz Ereğli kent merkezinden elde edilen veriler ışığında hareket etmesi, Karadeniz Ereğli tarihi hakkında net sonuçlara ulaşılmasına engel olmuştur. M.Ö. 550 yılından yaklaşık 2000 yıl geride, M.Ö. 2500’lü yıllarda Karadeniz Ereğli ve çevresinde yerleşmelerin olduğu yapılan arkeolojik araştırmalar sonucunda ortaya çıkmıştır. Bununla birlikte bilimsel araştırmaların artması sonucunda Karadeniz Ereğli, efsaneler ile karışmış tarihinden kurtulacaktır. Karadeniz Ereğli tarihini M.Ö. 2500’lü yıllardan başlatmak, araştırmacılar için bir ışık ve teşvik olacaktır.Hazırlanan bu yayını bugüne kadar ki tüm tarih araştırma ve yayınlarından ayıran en önemli özellik ilk kez Karadeniz Ereğli tarihinin M.Ö. 2500’lü yıllardan başlatılmasıdır.

 MİTOLOJİDE KARADENİZ EREĞLİ
ACHERON VADİSİ
 Yunan efsanesine göre Acheron, Güneş ile Toprağın oğludur. Olympos (Olimpos) tanrılarıyla devler arasındaki savaşta susuzluktan kırılan devlere su verdiği için Zeus tarafından lanetlenerek yeraltı ülkesine kapatılmıştır.

 Acheron’u önce; M.Ö. 9.yy.’da yaşadığı bilinen Homeros, ardından Vergilius ve Ortaçağın büyük şairi Dante anlatmıştır.

 Homeros, Odeisa adlı yapıtında;

“... geçtiğin zaman Okeanos’u geminle,

orada alçak kıyı var ve Persephone’nin koruluğu

uzun, uzun kavaklar göreceksin, kısır söğütler

derin anaforlu Okeanos’un kıyısına çek karaya gemini,

sonra çık yola Hades’in batalığına doğru,

orada Acheron’a Pyriphlegeton ve Kokytos akar

Styks’ten gelen sular da dökülür oraya...”

HADES’İN ÜLKESİ

Ölüler ülkesinin anlatıldığı bölgenin görünüşü ürkütücü olarak tasvir edilir. Ölü ruhların içeri girmesi de kolay değildir. Ölü ruhları Acheron ırmağından geçiren bir sandalcı vardır. Kharon ölü rahlarını geçirmek için para alır. Bu nedenle ölülerin ağızlarına bir obolos (metelik) konurdu. Para almazsa Kharon, ruhları kovar ve asla yumuşamazdı. Toprağa gömülmeyen ruhların ise Hades’in ülkesine ulaşması mümkün değildi. Gömülmeyen ruhlar yüz yıl havada gezinip dururlardı.

            Bu efsanevi anlatım o kadar etkili olmuştur ki Yunanlılar ölüleri Hristiyanlığın ilk dönemlerindeki mağara ayinleri tasviri.ile birlikte değerli eşyalarını da mezara koymayı adet olarak edinmişlerdir. Yunanlılar, ölü ile birlikte “hediye parası” diye anılan bir tas içerisine 10 - 15 civarında para koymayı gelenekselleştirmişlerdir.


 HERACLES

Heracles’in Ölüler Ülkesi’ne indiği zaman karşısına çıkan Kerberos ise Ölüler Ülkesi’nin bekçisidir. Yaşayanların içeri girmesini engeller, ölü ruhların da dışarı çıkmasına izin vermez. Herkül, Kerberos’u yeryüzüne çıkardığında salyasının toprağa düştüğü yerlerde zehirli bir bitki olan Akonit (haşhaş) yetişmeye başladığı söylenir. Kimileri bu otu Kaplanboğan olarak isimlendirir.

            Ancak Olimpos tanrıları Athena ve Hermeias, Hades’ten çaldıkları görünmezlik maskını Herakles’e vererek Ölüler Ülkesi’ne görünmeden girmesini sağlarlar. ( Acheron vadisinde yapılan kaçak kazılar sonucunda insan yüzüne oturan mermer bir mask bulunduğu anlatılır. Bu maskın 1980’li yıllara kadar Karadeniz Ereğli’de yaşlı bir vatandaşın evinde bulunduğu anlatılır.

            Olimpos tanrıları dünyayı bölüştüğünde Homeros, İlyada’da şu satırlara yer verir.

Posedion konuşur;

Dünya üçe bölündü, üçümüz de aldık payımızı,

kura çekildi, köpüklü deniz düştü bana..

Sisli karanlıklar ülkesi düştü Hades’in payına..

Hades, Ölüler Ülkesi’nin tanrısıdır. İsmi görünmez anlamına gelir. Hades, ülkesinden hiçbir zaman dışarı çıkmaz ve diğer tanrılar gibi eğlencelere katılmaz. Yalnız yılda bir sağlığını kontrol ettirmek için Olimpos dağına Paian tanrıya gider...

Argonautlar seferine katılan yarı tanrı Heracles, Acheron’a geldiğinde; Theseus’u kurtarmak için Ölüler Ülkesi’ne girer ve arkadaşını kurtararak Kerberosu da yeryüzüne çıkarır.

Homeros’tan yaklaşık yüz yıl sonra dünyaya gelen (MÖ.8.yy) antikçağın ilk şairi Hesiodos ise Kerberos’u;

“Ekidna azgın bir canavar daha doğurmuş,

Adı dile alınmaz Kerberos’u

Hades’in o tunç sesli, elli başlı

O aman vermez yırtıcı köpeğini” diye anlatır.

İlçenin Coğrafi Yapısı



iLÇENİN KONUMU

       Kdz.Ereğli bağlı bulunduğu Zonguldak ilinin batı ucunda, 41 derece 51 dakika kuzey enlemi ile 31 derece 25 dakika doğu boylamında yer almaktadır. Karadeniz, ilçenin kuzey ve kuzeybatısındadır. İlçenin doğu'sunda doğu'sunda Zonguldak merkez ilçe ile Devrek ilçesi, Güneyinde ise Bolu ilinin Akçakoca ve Yığılca ile Zonguldak ilinin Alaplı ilçesi bulunmaktadır.

       Ereğli, 782 kilometrekarelik (73.008 hektar) yüzölçümü ile Zonguldak'ın en büyük ilçesidir. Batı Karadeniz'in sahile dik yamaçlarla inen doğal yapısı, Ereğli'ye hakimdir. Yükseklikleri 200-250 metre arasında değişen tepeler, ilçenin genel görüntüsü içinde öne çıkmaktadır. Ereğli - Alaplı arasındaki kesintisiz tepeler Ereğli'nin önemli bir özelliğidir. Arazi, genel olarak, dağlık ve engebelidir. Yer yer derin vadilerle kesilen arazi, Zonguldak'a doğru yükselmeye başlar. İl sınırları içindeki yükselti, 2000 metreyi geçmez. İlçede büyük ova ve yayla yoktur.Ereğli, il genelinin aksine, %0-10 eğimi ile sınai kentleşmeye çok elverişli bir yapıdadır.

DAĞLAR

Ereğli çevresindeki dağlar, ilçeye doğru birbirinden ayrılarak tepe ve tepecikler silsilesi şeklini alır. Civarındaki en önemli yükselti, Aladağ kütlesidir. Buradan Çile tepesi'nde ayrılan bir kol Ereğli sınırında üçe bölünür. Batıya uzanan kol Kızıltepe (1.846 m.), Kantartepe ve Orhantepe ( 920 m.) adlarını alır. İkinci kol denize ilerleyen merkez dağ silsilesidir. Burası ormanlarla kaplıdır ve dik yükseltileri vardır. Kente doğru alçalıp yayılarak denize varır.

       Ereğli'nin kuzeybatısında Keşiftepesi (Keştepe), Maltepe; kuzeyinde Heraklea Tepesi (Kaletepe) ; doğusunda Göztepe (Gözetleme Tepesi); güneydoğusunda Örencik Tepesi ile onların arasında Handeresi, Kemer Deresi, Tabakhane Deresi (Penceş Deresi) ve Kabasakal Dersi bulunmaktadır.

KIYILAR

Plaj alanları dışında kalankıyılar yüksek ve yalıyarlardır. İlçenin kuzeyinde 150 metrelik bazı yerlerde de 1 - 2 metrelik yalıyarlar bulunmaktadır.

İlçenin kuzeydoğusunda, Köseağzı ile Değirmenağzı arasında karaya doğru, 10 - 12 derece eğimli, kalker tabakalrdan oluşmuş 100 -150 metre yükseklikte yalıyarlar uzanır. Bun lar, "aktif yalıyarlar" arasında yer almaktadır.

       Ereğli'nin kurulduğu kıyının doğal görünümü, denizin, Erdemir karayolu ve demiryolu için doldurulmasıyla bugünkü halini almıştır. Göztepe eteklerinden Bababurnu'na kadar uzanan sahil yolu nedeniyle eskiden denizle temasta olan dik kıyı ve evler (eski yalılar) yaklaşık olarak 30 yılı aşkın süredir 50 - 60 metre kadar içerde kalmış veya içeriye itilmiştir.

       Göztepe'nin güneyinde Kepez Deresi ve Gülüç Irmağı'nın kıyı ovaları bulnmaktadır. Bunlrın sahilinde ise 1950'li yılların sonlarında bölgenin en büyük kumsalı (2,5 km.) olan Uzunkum kumsalı bulunuyordu. Bu plaj ve ovaların üzerine Ereğli Demir Çelik Fabrikaları (Erdemir) inşa edilmiştir.

       Özet olarak, Ereğli'nin Erdemir'den önceki kıyı şeridi ile bugünkü kıyı şeridi arsında çok büyük değişiklik vardır. Denize yapılan dolgular ile kıyının doğal yapısı çok farlılaşmıştır.

 

ORMANLAR

       İlçemiz topraklarının %56'sı karışık ormanlarla kaplıdır. Ormanlık alanların, yükseltisi 1.000 metreye kadar olan yerlerinde, ağırlıklı olarak meşe, köknar, gürgen ve ıhlamur ağaçları vardır. 100 metreden yükseklerde ise; kayın, köknar, çam gibi ağaçlar çoğunluktadır. Ormanlık alanların alt örtüsü (ormanaltı örtüsü) hayli zengindir. Funda, ormangülü, çoban püskülü, ayı üzümü, kocayemiş, kiraz, böğürtlen, pırnal meşesi ile çayır otları bunlar arasında sayılabilir.

 

AKARSULAR

       Ereğli İlçesi, büyük akarsuya sahip değildir. Mevcut akarsular yaz mevsiminde cılızlaşır, baharda canlanırlar.

       Akarsuların kaynakları, akarsuyu kıyılarından itibaren yükselen 25 - 30 metrelik sırtlardadır.

       İlçedeki mevcut akarsuları şu şekilde sıralamak mümkündür. Gülüç Irmağı, uzunluğu 30 -35 kilometre civarındadır. Kaynağı, Devrek ilçesi sınırındaki Hörgüçtepe yakınlarındadır. Irmağın ana kaynakları ; Hörgüç deresi, Kurtsuyu deresi, Kızlar deresi ve Aydınlar dersi'dir.Bu dereler güneybatı yönünde akar, Ereğli yakınlarında vadisi genişler. Burada Ereğli ovası yer alır. Baraj yapılmadan önce Gülüç ırmağı ovada 2 kilometre kadar deniz seviyesinde ve yavaş şekilde akar, genişliği 40 metreye ulaşırdı. Kayıklar, yaklaşık olarak 2 kilometre kadar içerilere girebilirdi. Irmak, ilçe merkezinin güneyinde denize dökülen ırmağın 67.000 hektar su toplama havzası vardır. Havzanın %55'i tarım arazisi, %30'u bozuk orman, %15'i maki, çalı, mera, dereyatağı ve iskan alanlarıdır.

       Gülüç ırmağı'nın debisi 1.8 metreküp/sn. (ortalama), arazi 199.8 metreküp/sn.'dir. Lycus adıyla Yunan Mitolojisine, Kızlar dersi adıyla da Anadolu Efsanelerine konu olmuştur.

       Kızılcıksu : Mitolojiye Sycus adıyla konu olan bu suyun kaynağı Karapınar bucağındadır.

 

Küçük Akarsular    :

       Ereğli'de bunların dışında çok sayıda küçük akarsu vardır. Bunların başlıcaları şunlardır : Soğanlıdere, Gümüşsuyu, Ömerli deresi, Kazan deresi, Bez deresi, Kemer deresi, Han deresi, Alacaağzı deresi, Karlık deresi, Ağıllar deresi, Yapıyanı deresi, Neyren deresi (Çataldere) ve Değirmenağzı deresi.      

 

 

KDZ.EREĞLİ'NİN İKLİMİ

     İlçemizin İklimi Karadeniz'e özgü ılıman iklim özelliği taşımaktadır. Yazları çok sıcak olmaz. Kurak da değildir. Isı 35 dereceyi geçmez. Kış aylarında ısı ortalama 10 derecenin altına inmez. Yaz ile kış arasındaki ısı farkı 15 derece civarındadır.  Gündüz ve gece arasındaki ısı farkı da ortalama 5 derecedir. Yıllık ortalama nem oranı ise %75 dolayındadır.

 

       Ereğli bol yağış alan bir bölge içindedir. Yıllık ortalama yağış miktarı kilometrekareye 1.163 kilogram'dır, ortalama yağışlı gün sayısı 157 gündür.

       İlçenin kuzey kesiminin yüksek bir sırtla kaplı olması, sadece limanı değil; tüm olarak kenti de Yıldız ve Poyraz rüzgarlarından korumaktadır. Ereğli'de yıllık ortalam ısı, 13.7 derecedir.Yılda 22 gün don olayı gözlenmektedir. Don olayının gözlendiği aylar, Ocak ve Şubat'tır. Yılın en soğuk ayları bu aylardır. En soğuk ay olan Ocak ayının ısı ortalaması 6 derecedir. Kar devamlı yağmaz. Ereğli'nin yıllık ortalama karlı gün sayısı 6.5 gündür.

 

       İlçeye Ocak, Şubat ve Mart aylarında genellikle Kuzey rüzgarları hakimdir. İlçede ortalama rüzgar hızı 8.8 m/sn.'dir. Nisan ve Mayıs aylarında hava çok durgundur. Bu aylar en rüzgarsız aylardır. Sadece geceleri karadan denize Kesişleme denen hafif rüzgar eser.

 

 Haziran, Temmuz ve Ağustos ayları ilçenin en sıcak aylarıdır. En sıcak ay olan Temmuz ayı ortalaması 21 derecedir. Bu aylar aynı zamanda ilçenin en kurak aylarıdır. Eylül ayında Karayel, Poyraz, Lodos gibi değişik rüzgarlar eser. Ekim-Kasım aylarında ilçeye Karayel ve Lodos hakim olur. Bu aylarda çok yağmur yağar. Batı rüzgarları; Karayel ve Lodos yağmur, Kuzey rüzgarları ; Yıldız ve Poyraz kar getirir. Mart sonunda yağış biter.

 

       İlçede yılda ortalama açık gün sayısı 62, ortalama sisli gün sayısı 12, ortalama bulutlu gün sayısı 207, ortalama kapalı gün sayısı 95, ortalama dolulu gün sayısı 0.5, ortalama kırağılı gün sayısı 10,ortalama toprak sıcaklığı 16 derece, yerel ortalama yaygın basınç 1.015.4 mb. dolaylarındadır.


Eğer ki yorum yazmak istiyorum dersen buradan buyur aşağıdaki butona tıklaman yeterlidir.



Teşekkürler.


 

 
  Toplam 219581 ziyaretçi (655889 klik) kişi burdaydı!  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=